SOKAK

Çocukken oyunlar oynardık bin bir çeşit
Mahsustan sınırlar çizerdik Çizdiğimiz çizgiler sınırları belirler,
Kuralları gösterirdi
Kurallar ve sınırlar önce sadece
Oyundu Öyle sanırdık
Ama sonra…
Yavaş yavaş…
Üstüne basılan sınırlar atlanılan çizgiler
Meydan okunan kurallar
Yaşamın sınırları
Sınırlar sınırlar sınırlar…

Parça başı iş yapar
Zaten bin parçadır hayatı
Ama asıl parçası nasıl geçindireceğidir evi
Ve bin parça olur yüreği
Çocuklarının karnını doyuramayınca
Bir de utanır sokakta yürürken
Bin parça olmuş kıyafetlerinden…

Kaçıyor işte bakın yine kaçıyor
Hey nereye gideceksin ki yol sokağın sonunda bitiyor
Döneceksin yine Sokağın sonundan…

Ara tara karıştır çöpleri!!!
Kurulmaz ki yeni bir yaşam başkalarının artıklarından
Başkalarından arta kalanlarla

Yazgı mı bu güzelim?
Bu sokak başları
Bu caddeler
Şu çalan korna
Bu pis adamların böğürtüleri…
Yazgı mı bu?
Yoksa bu umarsız duruşun
Meydan okuyan bakışın
Gizini mi saklar
Acının Izdırabın
Yoksulluğun
Vazgeçilmenin…?

Yazgı mı bu güzelim?
Bu mu yazgın??

Karanlık gece değil seni korkutan
Bir adamın gölgesi Ürkütüyor!!


Sınırları reddettiğimizde bütün sokaklar bizim oldu;
Brezilya'dan Burkino Faso'ya kadar…